Bumerang - Yazarkafe

DiyabetTürkiye’de daha çok kullanılan ismi ile “şeker hastalığı”, tıp dilinde kısaca isimlendirilirken ise “diyabet”, konulmuş tam adı ise “Diabetes mellitus” nedir denildiğinde, anlaşılır ve kısaca verilebilecek cevap şöyledir;

Her insanda bulunan Pankreas adlı organımızın üretmiş olduğu insülin hormonunu üretememesi veya ürettiği bu hormonu vücudun tam olarak yetkin bir biçimde kullanamaması sonucu oluşan bu hastalığa diyabet denir.

Pankreas salgı bezlerinin üretmiş olduğu bu hormon, yiyip, içmiş olduğumuz veya vücuda değişik yollarla giren daha çok şekerli maddelerde bulunan glikozun direk kana değil hücrelere ulaşarak vücudumuzun yararına kullanmasını stabil olarak sağlamaktadır.

Ancak bu sistem bir şekilde bozulduğunda kandaki şeker değeri yükselebilir ve vücudumuz artık eski sağlığını kaybeder. Ya da tam tersi olarak kandaki şeker değeri çok azalabilir ve yine vücudumuz eski sağlığını kaybeder. Tabi bu olay aslında bu anlatımda olduğu kadar basit değildir. Vücuttaki kan şekerinin düzenlenmesi çok fazla sayıda kimyasal madde ve hormonun karmaşık etkileri sonucunda sağlanır, yine de yukarıda vermiş olduğum tanım genel hatlarıyla bu hastalığın sebep sonuç ilişkisi için yeterlidir denilebilir.

Tüm organlarımız gibi elbette Pankreas da yukarıdaki anlatımın haricinde birçok işleve sahiptir. Bundan dolayı bu sistemin bozulması sonucu sadece Şeker hastalığı değil bir çok sıkıntı da vücudumuz da belirebilir. Zaten bir çok şeker hastasının farklı değişik şikayetleri, ya zaten mevcut yada daha sonradan oluşabilmektedir. Bunun nedeni diyabete bağlı komplikasyonlardan olabildiği gibi Pankreasın diğer faydalarını sağlayamamasından ya da tamamen farklı nedenlerden olabilmektedir.

İnsülin hormonunun gereğinden az üretilmesi Tip 1 diyabet ya da insülin etkisine karşı direncin çoğalması ile Tip 2 diyabet türü oluşabilmektedir. Tip 1 daha çok gençler ve çocuklarda görülür. Tip 2 ise daha çok erişkin insanlarda hatta çoğunluğu şişman erişkinlerde görülür. Ve maalesef bu hastalık en azından şimdilik tıp dilinde gelişik süreğen yani giderek gelişen ve ömür boyu süren bir hastalıktır.

Şeker hastalığı da bir çok hastalık da da görüldüğü gibi kalıtımsal olabilmekte hatta Tip 2 diyabetler daha çok kalıtımsal sebeplerle ortaya çıkmaktadır. Ancak çevresel etkiler de buna sebep olabilmektedir. Bu konuya daha sonra tekrar değineceğim.

Biraz da pankreas nedir ne değildir?

Pankreas_ÇizimPankreas, 12-15 cm uzunluğunda 60-80 gr ağırlığında, hem iç salgı (hormon) hem de dış salgı işlevini yüklenen bir bezdir. Karın bölgesinde, midenin arkasında, safra kesesi ve karaciğere komşu, vücudun hayati organlarından biridir. Midenin arkasında, duodenumdan dalağa kadar uzanır. İncebağırsağın üst bölümünü oluşturan onikiparmakbağırsağına yapışıktır. “Baş”, “Boyun”, “Gövde” ve “Kuyruk” olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Pankreas başı duodenumun oluşturduğu kavis içine yerleşmiştir. Pankreas boynunun ön yüzü periton ile kaplıdır. Pankreas gövdesinin de ön yüzü periton ile kaplıdır. Pankreas kuyruğu, dalak ile sol böbrek arasında bulunan “Lienorenal bağ” arasına yerleşmiştir. Pankreasın içinde, bu organı kuyruktan başa kadar, boydan boya kat eden bir kanal bulunmaktadır. Bu kanala “Duktus pankreati-kus” [Wirsung kanalı) denilmektedir. Duktus pankreatikus, pankreası, pankreas başından terk ederek biraz ilerde safra kanalı ile birleşerek “Hepatopankreatik ampula”yı oluşturur ve duo-denuımm inen bölümünün arka duvarına açılır.

Pankreas iki ayrı fonksiyonu yerine getirir. 

Birincisi; Bağırsak kanalına akıtılan pankreas sıvısını yapmaktır. Bu sıvı, nişastanın, proteinlerin ve yağların sindiriminde yer alan ve onları kimyasal yönden parçalayan bazı temel enzimleri içermektedir. 
İkincisi;  Endokrin organ olarak insulin salgılar ve doğrudan kana verir. İnsulin, kan şekeri seviyesinin düzenlenmesinde ve şekerin ısı ve enerjiye çevrilmesinde son derece önemli bir hormondur. İnsulin, pankreasın her tarafına yayılmış bulunan Langerhans adacıkları adı verilen hücre grupları tarafından yapılır.