Mail adresime gelen bu yazıyı önce uzun diyerek okumadım, ancak daha sonra boş bir vaktimde okudum ve gerçekten çok etkilendim. Belki bir hikaye belki de tamamen gerçek bir yazı bilemiyorum. Ancak ben de bir babayım ve tüm babaların okumasını şiddetle tavsiye ediyorum. Etkileyici ve düşündürücü bir yazı.

DOGAN CÜCELOĞLU’NDAN…..

ANAVATAN

Bir gün seminere başlamadan önce kısa boylu güler yüzlü birisi geldi, Hocam elinizi öpmek istiyorum, dedi. Ben el öptürmekten pek hoşlanmadığım için, yanaktan öpüşelim, dedim, öpüştük. Aramızda şöyle bir konuşma yer aldı:

– Hayrola, neden elimi öpmek istedin?

Okulun ilk gününde 5 nci sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, örgencilerine baktı ve hepsini ayni derecede sevdiğini söyledi. Ancak, bu imkansız idi, çünkü ön sırada, oturduğu yerde bir yana kaykılmış, ismi Teddy Stoddard olan küçük bir oğlan vardı. Bayan Thompson bir yıl önce Teddy’yi izlemişti ve diğer çocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli dolaştığını gözlemişti. İlave olarak, Teddy tatsız olabiliyordu. Bu öyle bir noktaya geldi ki, bayan Thompson onun kağıtlarını büyük kırmızı bir kalemle işaretlemekten, kalın çarpılar (X) yapmaktan ve kağıdının üstüne büyük ”F” (en düşük derece) koymaktan zevk alır oldu. Bayan Thompson’un okulunda, her çocuğun geçmiş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu ve Teddy’nin kayıtlarını en sona bıraktı. Ancak, onun    hayatini gözden geçirdiğinde, bir sürpriz ile karsilasti.