Bumerang - Yazarkafe
Hayatıma Güzellik Katan Bir Kıssadan Hisse

Birkaç gün önce, eşim çok rahatsızdı. O kadar ki ayakta zor duruyordu. Doktorda ilaç vermiş ve dinlenmesini tavsiye etmişti. Ama gel gelelim çocuklar ve evin ihtiyaçları yüzünden bir türlü dinlenemiyordu. Ben de çocuklara hadi dışarı çıkalım biraz gezelim diyerek hanımın dinlenmesini düşündüm. Normal de büyük oğlum (11 yaşında) pek dışarı çıkmaz hatta özellikle benimle çıkmayı hiç sevmezdi. Ama bu sefer itiraz etmeyip çıkalım babacım dedi.

Ben de bundan dolayı onun sevineceği yerlere gidip onu mutlu etmek için elimden geleni yaptım.

DÜŞÜNEN FARKINA VARIR…

Hz. İsa (a.s) bir ağacın altında dua eden birini gördü. Dikkatlice baktığında adamın yürüyemeyen bir kötürüm olduğunu anladı. Aynı zamanda iki gözü de görmüyordu. Vücudunda ise baras hastalığı olduğu anlaşılıyordu. Ama adam bütün bunlara rağmen ellerini kaldırmış mutluluktan uçacakmış gibi dua ediyordu…

Ey nice zenginlere vermediği nimeti bana ikram eden Rabbim.
Sana ağaçların yaprakları sayısınca şükürler olsun…

Küçük bir kızın samimi bir duası.

Okuyunca gerçekten çok hoşuma gitti hemen paylaşmak istedim.

4 Yaşındaki bir küçük kızın (Hatice ÇELİK) Annesine yazdırdığı duası;

“ALLAH’ IM !!!

Üstü olmayanlar üst ver ve dışarıda yaşayanlara ev ver,
Herkese dondurma ver, oyuncakları olsun,…”

Biz bu çocuktan daha mı fakiriz?

Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak!
Günün son dersinin sonuna gelinmişti. Öğrenciler çıkmak için sabırsızlanıyordu. Defter ve kitaplarını çantalarına koydular. Zil çalar çalmaz, dışarı çıkmak için hazırdılar. Yalnız, Ali hazırlanmamıştı. Gecikmek için de elinden geleni yapıyordu. Nihayet zil çaldı.

Öğrenciler bir anda kapıya yöneldi. Ali, yerinden kalkmadı. Ağır ağır eşyasını topladı. Bir yandan göz ucuyla öğretmenine bakıyor, bir yandan da arkadaşlarının gitmesini bekliyordu.

Öğretmeni, onun bu halini fark etti:
– Hayrola Ali, dedi.
– Eve gitmeyecek misin?

Ali, son arkadaşının da çıktığını görünce cevap verdi:

Allah’ım az daha dinimi, İslamı 20 kuruşa satıyordum!

Londra’daki camii’ye yeni bir imam gönderilmiş. Adam şehire gitmek için hep aynı otobüse biniyor ve çoğu zaman aynı şöföre rastlıyormuş.

Bir gün, bilet alırken şöför yanlışlıkla 20 cent(kuruş) fazla vermiş. İmam yanlışlığı oturunca, parasını sayınca fark etmiş. Kendi kendine düşünüyormus “20 centi(kuruşu) geri versem mi şöföre?”… ama içinden bir ses diyormuş ki “çok gülünç bir para, ve şöförün umrunda değil. Otobüs şirketi çok para kazanıyor zaten… sadece 20 centi(kuruş) onlara zarara sokmaz.” Ve bu parayı saklayabilir ve bana Allahtan gelen bir hediye gibi düşünebilirim…

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12