Bumerang - Yazarkafe
15/04/2014Fıkralar, Komedi

Nasrettin Hoca

nasrettinNasrettin Hoca pazarda zeytin satıyormuş…

İki üç sokak ileride oturan yarıbuçuk tanıdığı bir kadın gelmiş.
Kadın: – Zeytinin iyi mi?
Hoca: – Tadına bak.
Kadın: – Ben orucum.
Hoca: – Madem oruçlusun zeytini al git parasını sonra ver.
Hocanın birdenbire aklına düşmüş; Ramazanlık değilmiş çünkü…
Hoca: – Tuttuğun oruç ne orucu ki?

15/12/2012Eğlence, Komedi

İş hayatı (Erkek 25)

Yeni işe başlayan arkadaşıma “Nasıl gidiyor, çok çalıştırıyorlar mı seni?” diye soruyorum. Cevap: “Saat 11’de çişm geliyor saat 5 ‘te yapıyorum; artık sen anla.”

Pratik çözüm (Erkek 34)

Bilgisayarı bir türlü kapatamayınca kardeşimi uyandırdım; bilgisayarın fişini çekip yatağına gitti.

Vali dayı (Kadın 22)

Valilikte işe başladığı ilk gün kendisinden yol vermesini isteyen kişinin vali olduğunu bilmediği için: “Ne oluyor dayı?” diye çemkiren arkadaşımı alnından öpmek gerek!

O bir profesyonel  (Kadın 36)

Poliklinikteyken telefonumu genelde masamın üzerine koyarım. O gün de öyle yaptım. Vakit öğleye yaklaşıyordu. İçerideki hastamı muayene ettiğim sırada birden kapıyı araladı, nefes nefeseydi, telaşlı bir ses ve biraz da mahçup bir ifadeyle “Telefonumu burada unutmuşum da” dedi. Böldüğü için kızgınlığımı belli ederek “Geçin bakın” dedim. Hızla masaya ilerledi, “Hah, buradaymış” dedi ve aldı telefonunu, çıkarken ezile büzüle “Kusura bakmayın” dedi, ben de “Güle güle” dedim. Öğlen oldu, çıkmaya hazırlanıyorum, telefonumu aradım, bulamadım. Çöktüm koltuğuma. Aklıma geldikçe sinirimden gülüyorum, bir de arkasından el salladım yaa…