Bumerang - Yazarkafe

Takdir Edilmeyi Beklemeyin… Takdir Edin!

takdirVerdiğiniz emeklerin ve uğraşıların karşılığını tam olarak alamamaktan şikayet ederiz. Acaba bize göre ödüllendirilmemiz gereken durumlar, başkalarına yada sorumlu olduğumuz kişilere göre neden normal algılanır? Bunun altyapısı aslında cocukluk zamanlarımıza dek uzanan bir gerçekten kaynaklanmaktadır. Çocukluk dönemlerinde bize öğretilmeye çalışılan her yeni davranış, tarafımızdan yapıldıkça ilk başlarda sevinç gösterileri ve takdirle karşılanır, artık bu davranışla kimseden bağımsız hareket edebileceğimizin ilk sinyallerini vermeye başladığımızı ilan etmiş oluyoruz.

Hayatıma Güzellik Katan Bir Kıssadan Hisse

Birkaç gün önce, eşim çok rahatsızdı. O kadar ki ayakta zor duruyordu. Doktorda ilaç vermiş ve dinlenmesini tavsiye etmişti. Ama gel gelelim çocuklar ve evin ihtiyaçları yüzünden bir türlü dinlenemiyordu. Ben de çocuklara hadi dışarı çıkalım biraz gezelim diyerek hanımın dinlenmesini düşündüm. Normal de büyük oğlum (11 yaşında) pek dışarı çıkmaz hatta özellikle benimle çıkmayı hiç sevmezdi. Ama bu sefer itiraz etmeyip çıkalım babacım dedi.

Ben de bundan dolayı onun sevineceği yerlere gidip onu mutlu etmek için elimden geleni yaptım.

Mutlu Olmayı Onlarda Hakediyor Engelli Shay

Bu hikayeyi okuduğunuzda umarım sizlerinde içinde bir şeyler haykırır ve kendinizi tekrar muhasebeye çekersiniz.

Okuma ve öğrenme zorluğu çeken çocuklara özel eğitim veren bir okul için bağış toplama yemeğinde, çocuklardan birisinin babası katılımcılar tarafından asla unutulmayacak bir konuşma yaptı. Okula kendini adamış öğretmenleri kutladıktan sonra şöyle bir soru sordu: ‘Dışarıdaki etkenler tarafından etkilenmedikçe doğa her şeyi mükemmel bir şekil ve sırada yapıyor. Ama yine de oğlum Shay, diğer çocukların öğrendikleri gibi öğrenemiyor. Diğer çocukların anlayabildikleri gibi anlayamıyor. Oğlumda doğal olması gereken şeyler nerede?’

Bu soru karşısında dinleyiciler sessiz kaldılar.

Mail adresime gelen bu yazıyı önce uzun diyerek okumadım, ancak daha sonra boş bir vaktimde okudum ve gerçekten çok etkilendim. Belki bir hikaye belki de tamamen gerçek bir yazı bilemiyorum. Ancak ben de bir babayım ve tüm babaların okumasını şiddetle tavsiye ediyorum. Etkileyici ve düşündürücü bir yazı.

DOGAN CÜCELOĞLU’NDAN…..

ANAVATAN

Bir gün seminere başlamadan önce kısa boylu güler yüzlü birisi geldi, Hocam elinizi öpmek istiyorum, dedi. Ben el öptürmekten pek hoşlanmadığım için, yanaktan öpüşelim, dedim, öpüştük. Aramızda şöyle bir konuşma yer aldı:

– Hayrola, neden elimi öpmek istedin?