Bizim Temel’i Dünya Tanır

Fabrikanın tezgâhları arasında dolaşırken Temel’e rastlamış. Herkesin gözü önünde ”Vay Temel…” diye sarılıp kucaklaşmış. Orada ayaküstü sohbet etmişler.

Tüm protokol bu dostluktan şaşkın…

Konuk gittikten sonra patron Temel’i çağırıp, Krusçev’i nereden tanıdığını sormuş. Temel ‘Hiiç’ demiş. ”Ben eskiden komünisttim… 1 Mayıs kutlamaları için parti beni Moskova’ya göndermişti. Orada tanışmıştım.”

View full post…

Devamını Oku Yorum Yazın

Sadece biraz gülün diye, kimse kendine pay çıkarmasın

Kırkıncı evlilik yıldönümleriydi…

Güzel bir akşam yemegi ve ardından güzel ve romantik bir film ve gece olmuştu. Beraber yine aynı yastığa başlarını koyarak uyudular… ,

Gece sabaha karşı uyanan kadın eşini yanında göremedi. Mutfaktan hafif bir ışık geldiğini farketti. eşi mutfakta masada oturuyor ; yanıbaşında içinde çok az kalmış bir şişe viski, bir elinde bardak diğerinde sönmek üzere bir sigara, gözleri küllüğün içindeki küllere ve izmaritlere dalmış derin derin düşünüyor. View full post…

Devamını Oku Yorum Yazın

İnsan Kaynakları “Bitmemiş Senfoni”

Büyük şirketlerden birisinin genel müdürü, gerçek bir klasik müzik aşığıymış.

Günlerden bir gün, şehre ünlü bir orkestra gelmiş. Vereceği konserin en önemli parçası da Schubert’in ünlü ‘Bitmeyen Senfoni’ siymis’. Genel müdür bu eseri dinlemek icin çok hevesli olmasına rağmen, işi nedeni ile, konsere gidemeyeceğinden, gelen davetiyeyi şirketin insan kaynakları müdürüne vermis ve;
View full post…

Devamını Oku Yorum Yazın

Karışık birkaç fıkra

Temel ile Dursun

Temel

Güler yüzlü Temel

Savcı morgdaki üç ceseti incelemek üzere gelmişti.

Birinci ceset sırıtıyordu. Savcı nedenini sordu:

– “Milli piyangoda büyük ikramiyeyi kazandı sevincine dayanamadı kalp krizi geçirdi ve öldü” dediler.

İkinci ceset de sırıtıyordu. Savcı sordu:
– “Bu neden sırıtıyor?”
– “Bunun da oğlu doğmuştu. Sevinçten kalbine yenik düştü” diye açıkladılar. View full post…

Devamını Oku Yorum Yazın

%d blogcu bunu beğendi:
Araç çubuğuna atla