Kınalı Ali

Üst teğmen Faruk cepheye yeni gelen askerleri kontrol ediyor bir taraftan da onlarla laflıyordu nerelisin gibi sorular soruyordu. Bir ara saçının ortası sararmış bir çocuk gördü.

“Adın ne senin evladım?…”
“Ali…”
“Nerelisin?…”
“Tokat Zilede’nim…”
“Peki evladım bu kafanın hali ne?…”
“Anam cepheye gelirken kına yaktı komutanım…”
“Neden?…”
“Bilmiyorum komutanım…”
“Peki gidebilirsin Kınalı Ali…”

Ahmet yorgun argın eve gelmiş adeta kendini koltuğa zor atmıştı. Bir kaç dakika soluklandıktan sonra yanı başında duran Ömere baktı küçük çocuk babacım odama gelir misin sana bir şey göstereceğim şimdi olmaz Ömerciğim çok yorgunum bak her tarafım ağrıyor sen git oyna ben bir ara bakarım ama baba !!!

Hadi dedim Ömer biraz rahat dur.

Ömer umudunu kesip odasının yolunu tuttu. Aradan bir kaç saat geçmişti sesi soluğu çıkmıyordu haylazın. Ahmet kalktı odanın aralık duran kapısından baktı, Ömer yatağında kumbarasına sarılmış uyuyordu. İçeri girip ellerinin arasındaki kumbarayı aldı, etajerin üzerine bıraktı ve yavaşça üstünü örttü. Odadan dışarıya çıkarken biraz pişmanlık birazda şefkatle oğlunun yüzüne bir kere daha baktı.

Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkânı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş. Artık ne bir işi varmış ne de parası.

Günler boyu iş aramış ama bulamamış… Yük taşımış, bulaşıkçılık yapmış, yine de evinin kirasını ödeyecek kadar para kazanamamış. Sonunda ev sahibinin de sabrı taşınca, küçük bir bavula sığan eşyalarıyla sokakta bulmuş kendini…

Genç bir Yönetici, yeni Jaguarı içinde kurulmuş, biraz da hızlıca, bir mahalleden geçiyordu. Park etmiş arabaların arasından yola fırlayan bir çocuk olabilir düşüncesiyle dikkatini daha çok yol kenarına vermişti.

Kıza bir partide rastlamıştı harika bir şeydi. O gün peşinde okadar deli kanlı vardı ki..

Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti. Kız parti boyu dikatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı ama tam bir kibarlık göstergesi yaparak kabul etti hemen köşedeki şirin kafeye oturdular.

Toplam 51 sayfa, 47. sayfa gösteriliyor.« İlk...4546474849...Son »