Teknolojinin Tarihsel Gelişimi 1

Teknolojinin tarihten günümüze seyrini kısa ve öz örneklerle incelemeye çalıştığım yazı dizisinin birinci bölümünü sizlerle paylaşıyorum. 

Tarihte Teknoloji

İnsanı diğer canlılardan farklı kılan önemli bir özelliği aklı ve yeteneğini kullanabilmesidir. Yeteneklerini sergileyebilmek insanların vazgeçemediği çocukluğundan beri süre gelen özelliğidir. Verilen bu büyük nimet yani akıl sayesinde insanoğlu sürekli yeni bir şeyler üretmek ister. Bunun en bariz örneğini çocuklarımızda gözlemleyebiliriz. Sürekli baba icat yaptım, bu benim icadım, yeni buluşum nasıl baba, gibi bir şeyleri icat etme çabasına girmekteler. Eski çağlarda da bu özelliğimiz sayesinde de bir şeyler üretme işine girişilmiş, günümüzde devam etmiş ve gelecekte de devam edecektir. Tabi çocuklukta ki gibi sadece heves içerisinde değil bunun büyüdükçe ihtiyaca dönüştüğünü düşündükçe teknolojinin neden bu kadar hızlı büyüdüğünü fark edebiliriz. Giderek bu hız katlanarak artmaktadır.

İlk icatlar elimizle vücudumuzla yapamadığımız işlere yardımcı araçlar kullanmak şeklinde gelişmiştir. Örneğin; bıçak, tekerlek, çekiç gibi…

Daha sonraları hızla gelişen bu icatlar hayatımızda çok büyük kolaylıklara sebep olmuştur. Örneğin; yazı, takvim, pusula gibi…

İlerlemenin hızla sürmesi ile çok sonraları bugün olmazsa olmaz dediğimiz hesap makinesi, televizyon, radyo, telefon gibi.. teknolojik icatlar gelişmiştir.

Elbet bir sıralama yapmak zorundayız. Eğer elektrik icat edilmeseydi, bugün birçok şeyden mahrum olurduk.

Ne yazık ki tarihte yaşanmış olan her şey günümüze birebir geçmemiş, arada kayıplar olmuştur. Aksi takdirde şu anda belki de çok daha ferah ve kolay bir hayat sürüyor olabilirdik. Teknolojinin tam olarak tarihini bilememekteyiz. Ancak yine teknoloji sayesinde tarihimiz hakkında da bir çok bilgiye hızla kavuşabiliyoruz.

Kayıplar derken de birkaç örnek vermek gerekirse, en bilinen örneklerden Mısır Piramitlerinin yapımının büyük bölümü hala muammadır. Bazı Mumyaların bozulmadan kalması bile çözülememiştir. Bize daha yakın bir örnek ise Türk denizci Piri Reis?in 1513 yılında çizdiği anlaşılan harita o günün bildiğimizi sandığımız teknolojisi ile imkansızdır.

Bu arada Piri Reis’in haritasına kısaca değinmeden geçemeyeceğim.

Resim altı yazı:Diğer Yarısı Kayıp Olan Piri Reis Haritasının Bir Bölümü

1513 yılında çizdiği Afrika, Amerika ve Güney Kutbu’nu gösteren harita, ortaya çıkarıldığı 1929 yılında ortalığı karıştırdı. Çünkü Güney Kutbu’nun keşfi, haritanın çizilmesinden çok sonra, yani 1818’de gerçekleşmişti. Dahası, Piri Reis’in haritası, kıtanın buz altında kalmış sahil kesimlerini de gösteriyordu. Ancak kıta üzerindeki buzlar, haritanın çizilmesinden tam 6 bin yıl önce erimişti. Neyse bu harita ve diğer konular hala tartışmalara yol açmakta olduğundan daha fazla uzatma gereği duymuyorum.

Ama bu örneklerden ve tartışmalardan anlaşılacağı üzere teknoloji tarihinde çok büyük kayıplar mevcuttur.

Eğer bu kayıplar olmasaydı diye düşünmemek elde değil, kim bilir şu anda ne durumda olurduk. Hayatımıza hangi kolaylıkları katardık?

Devam Edecek…

Bu yazı dizisini serhaber’den de okumak için tıklayınız