Birbirinden Güzel Bilmeceler ve Cevapları – 3

En Ama En Komik Bilmeceler ve Cevapları

Not: Cevapları görebilmek için Ctrl + A tuşlarına aynı anda basılı tutun.

Bilmece Bildirmece Biraz da Güldürmece

Tohumsuz biter, dünyaya yeter. (Tuz.)

Bilmece Bildirmece Biraz da Güldürmece

Ayak sıkan bot, neyden daha iyidir? (Can sıkan nottan.)

Bilmece Bildirmece Biraz da Güldürmece

Kara; ama kartal değil, uçar; ama kuş değil. (Pire.)

Bilmece Bildirmece Biraz da Güldürmece

Kirpiler nasıl futbol oynarlar? (Çok dikkatli.)

(daha&helliip;)

Mafyadaki yolsuzluk fıkrası

Mafyadaki yolsuzluk fıkrası
Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu.
Seçtiği adam sağır ve dilsizdi.
Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz, diye düşünüyordu.
Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına aldırttı, Bir de işaret dilini bilen tercüman buldular.
Tercüman işaretle sordu:
‘Para nerede?’ Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi:
– ‘Ne parası? (daha&helliip;)

Bizim Temel’i Dünya Tanır Fıkra

Bizim Temel’i Dünya Tanır Fıkrası Gerçekten Komik

Fabrikanın tezgâhları arasında dolaşırken Temel’e rastlamış. Herkesin gözü önünde ”Vay Temel…” diye sarılıp kucaklaşmış. Orada ayaküstü sohbet etmişler.

Tüm protokol bu dostluktan şaşkın…

Konuk gittikten sonra patron Temel’i çağırıp, Krusçev’i nereden tanıdığını sormuş. Temel ‘Hiiç’ demiş. ”Ben eskiden komünisttim… 1 Mayıs kutlamaları için parti beni Moskova’ya göndermişti. Orada tanışmıştım.”

(daha&helliip;)

Sadece biraz gülün diye, kimse kendine pay çıkarmasın

Bu yazı sadece biraz gülün diye, kimse kendine pay çıkarmasın, kimseyi incitmek değil amacım

Kırkıncı evlilik yıldönümleriydi…

Güzel bir akşam yemeği ve ardından güzel ve romantik bir film ve gece olmuştu. Beraber yine aynı yastığa başlarını koyarak uyudular… ,

Gece sabaha karşı uyanan kadın eşini yanında göremedi. Mutfaktan hafif bir ışık geldiğini fark etti. eşi mutfakta masada oturuyor ; yanı başında içinde çok az kalmış bir şişe viski, bir elinde bardak diğerinde sönmek üzere bir sigara, gözleri küllüğün içindeki küllere ve izmaritlere dalmış derin derin düşünüyor. (daha&helliip;)

düşünce gücü

Düşünce gücü

Düşünce gücü hakkında aşağıdaki yazıyı okumalı ve sizde denemelisiniz!..

“Aynı musluğa ya da aynı damacanaya ait bir litrelik suyu iki bardağa boşaltıyorlar. Bu iki bardaktan birisini bir odaya diğerini de başka bir odaya koyuyorlar. İki odanın da sıcaklığı, güneş alma açısı, nem oranı falan filan her şey aynı. Yani iki su da eşit şartlar altında bulunuyorlar. Bir adam 4 gün boyunca iki su ile de konuşuyor. Birisine sürekli hakaret ediyor, onu yerden yere vuruyor ve diğer suya ise övgü dolu sözler söylüyor. (daha&helliip;)

Algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney

KemanAlgılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney

Metrodaki kemancı…

Soğuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DC’de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altı Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider.

Kemancı çalmaya başladıktan ancak üç dakika kadar sonra, ilk kez orta yaşlı bir adam kemancıyı fark edip, yavaşlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduğu yere yetişmek üzere yine hızla yoluna devam eder.
(daha&helliip;)

Bozuk Simit Paraları ile Cenneti Satın Almak

“Bozuk Simit Paraları ile Cenneti Satın Almak” isimli muhteşem bir hikaye

Biz bu çocuktan daha mı fakiriz?

Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak!
Günün son dersinin sonuna gelinmişti. Öğrenciler çıkmak için sabırsızlanıyordu. Defter ve kitaplarını çantalarına koydular. Zil çalar çalmaz, dışarı çıkmak için hazırdılar. Yalnız, Ali hazırlanmamıştı. Gecikmek için de elinden geleni yapıyordu. Nihayet zil çaldı.

Öğrenciler bir anda kapıya yöneldi. Ali, yerinden kalkmadı. Ağır ağır eşyasını topladı. Bir yandan göz ucuyla öğretmenine bakıyor, bir yandan da arkadaşlarının gitmesini bekliyordu.

Öğretmeni, onun bu halini fark etti:
– Hayrola Ali, dedi.
– Eve gitmeyecek misin?

Ali, son arkadaşının da çıktığını görünce cevap verdi:
(daha&helliip;)

O eski günler, hatıralar

O eski günler, hatıralar

Benim çocukluğumda annelerimiz çalışmazdı. Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
Hatta babanım bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Heryere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki.

En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik. Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.
Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
Mahallemizdeki teyzeler annemiz gibiydi. Susayınca girer evlerine su içerdik. Ya da pencereden bir sürahi bir bardak uzatır, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. (daha&helliip;)