BAŞARIYA GİDEN YOL

SONUNCU VE BİRİNCİ DOĞUM GÜNÜM

SONUNCU VE BİRİNCİ DOĞUM GÜNÜM

Fiziksel kusurların yaratmış olduğu sorunlar nedeniyle hayatta çok şeyden yoksun kalan engelli insanlar yaptıkları her işte başarısızlığa uğradıkça kendilerine güvenleri kayboluyor ve daha da pasifleşiyorlar. Bu tür insanlar her zaman, hiçbir şey elde edemeyeceklerini düşünerek kendi durumları ile barışır, mücadele etmekten vazgeçerler. Fakat fiziksel kusurlu olsalar da, maddi açıdan zayıf ve eğitimsiz olsalar da, belirli beceriler kazanıp, başarı kazanabilirler. Fakat öyle engelli insanlar var ki, engeli bahane ederek hiçbir iş yapmak istemiyorlar. Bu tür insanlar bilmeliler ki, herhangi fiziksel problemlerinin olması onlara, başkalarına yük olma hakkı kazandırmaz. Maalesef, bugün birçok engelli insanımızda durum bu şekildedir. Birçokları tembelliği yüzünden, bazıları psikolojik sebeplerle, birçokları da bilgisizlik yüzünden, yani ne yapacaklarını bilmediklerinden, bu durumda yaşıyorlar. Böyle bir yaşam tarzı ise onların zaten dar kapsamda olan hayatlarını daha da sınırlar ve onları diğer insanlardan daha fazla bağımlı vaziyete düşürür. (daha&helliip;)

önce , Dilaver AJDER tarafından
DÜŞÜNDÜREN HİKAYELER

Etkilenmemek Elde Değil – Eski ile Yeninin Karşılaştırması Hakkında Güzel Bir Hikaye

ihtiyar-asiklarSonuna kadar okumanızı rica ediyorum.

İffetli Evler - Çıplak Evler

Yaşlı kadın, usulca odasından çıktı. Salondan torunu ile gelinin sesleri geliyordu:

"-Oğlum, sofra hazır, çorbanı koydum; haydi gel de soğutmadan ye!.."

Salonun en kuytu yerine geçti, yerde kendine ait köyden getirdiği minderin üzerine oturdu. Çocuk, babaannesini görünce:

"-Babaanneciğim, gel beraber yiyelim!.." dedi.

(daha&helliip;)

önce , Dilaver AJDER tarafından
DİNİ HİKAYELER

İmamı Azam’ın Babası Etkileyici Bir Hikaye

Okurken gerçekten etkilendiğim bir hikayeyi daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Hikaye ibretlik bir hikaye, tabi düşünce yapınız uygun değilse ve bu tür hikayelere farklı gözle bakıyorsanız ona bir şey diyemem.Hikayenin gerçek olduğuna kesin emin değilim ama aynı hikayeyi çok uzun zaman öncesinde de okumuştum. Bu hikaye imam-ı azam'ın nasıl böyle büyük bir mertebeye ulaştığının ve Aile yapısının da bir çocuğun yetişmesinde ne kadar etkili olduğunun  göstergesidir. Elbette bu hikaye tek sebep asla olamaz. Ancak Rabbimin lütfü ve diğer etkenler arasında buda küçük de olsa muhakkak bir etkendir.  (daha&helliip;)

önce , Dilaver AJDER tarafından
DÜŞÜNDÜREN HİKAYELER

Sınırlarınızı Belirleyin

Sınırlarınızı Belirleyin

sınır“İnsanların temel sorunu, diğer insanlarla aralarına nasıl mesafe koyacaklarını bilememelidir. Sınırları olmayanların hayatları başkalarınca işgal edilir.”

Melih Arat

Birçok insanın mutsuzluğunun nedeni, kendi yaşamında sınırlarını çizmeyi bilmemesidir. Herkesin kendisine ait sınırları olması gerekir; ancak çok az insan bu sınırları çizmek üstüne ayrıntılı bir şekilde düşünür. Başka insanların yaşamının içine çok girer ya da başkaları onun yaşamının içine çok girer. Nerelerde sınır çizmeliyiz? Sınır çizerken nerelerde hata yapıyoruz? İlk hatamız kendi derdimizle ilgilenmek yerine, başkasına yardım etmeye çalışmaktır. Sıra Dışı Yaşam Becerileri derslerinin bir numaralı kuralı “denemediği dene”dir. İki numaralı kural ise “Kendini koru”dur. (daha&helliip;)

önce , Dilaver AJDER tarafından
DÜŞÜNDÜREN HİKAYELER

En Büyük Hazine İlim

                       En Büyük Hazine İlimilim

Zamanın bir vaktinde Fars diyarında dul bir kadın varmış. Bu kadın, öleceğini hissedince biricik oğlunu yanına çağırarak ona, "İyi dinle evladım! Oldukça fakir olduğumuzdan çok sıkıntı çektik. Sana bir kitap bırakıyorum. Bu kitaptaki talimatları uygularsan çok zengin olacaksın." demiş. Annesi vefat ettikten sonra çocuk, o kitabı okumaya başlamış. Kitabın baş kısmında, "Hazineye ulaşmak için sayfa atlamadan okuyunuz. Eğer bir sayfa dahi atlarsanız hazineye erişemezsiniz." yazıyormuş. (daha&helliip;)

önce , Dilaver AJDER tarafından
DÜŞÜNDÜREN HİKAYELER

Yüzme Bilmeyen Kibirli Alimin Sonu

Yüzme Bilmeyen Kibirli Alimin SonuGeçmiş vakitlerin birinde alimin biri, boğazın öbür yakasına geçmek için bir sandalcının yanına gelerek ona sorar:- Karşıya geçirmek için ne kadar para alıyorsun?- Garşuya bir liraya geçürüm efendü.Alim, sandalcının bu bozuk Türkçe ile verdiği cevabı beğenmez.- Bu ne biçim konuşma böyle? Yoksa sen dilbilgisi bilmiyor musun?- Yok ağam, güççükken haytalık ettük, okuyamaduk! (daha&helliip;)

önce , Dilaver AJDER tarafından
DİNİ HİKAYELER

Düşünen farkına varır…

DÜŞÜNEN FARKINA VARIR...

Hz. İsa (a.s) bir ağacın altında dua eden birini gördü. Dikkatlice baktığında adamın yürüyemeyen bir kötürüm olduğunu anladı. Aynı zamanda iki gözü de görmüyordu. Vücudunda ise baras hastalığı olduğu anlaşılıyordu. Ama adam bütün bunlara rağmen ellerini kaldırmış mutluluktan uçacakmış gibi dua ediyordu...

Ey nice zenginlere vermediği nimeti bana ikram eden Rabbim.Sana ağaçların yaprakları sayısınca şükürler olsun... (daha&helliip;)

önce , Dilaver AJDER tarafından
DÜŞÜNDÜREN HİKAYELER

Bir Babanın Evlatlarına Bırakmış Olduğu Vasiyet

Bir Babanın Evlatlarına Bırakmış Olduğu VasiyetEski zamanlarda, atları çok seven ve aynı zamanda akıllı bir adam vardı. Bu adam günün birinde öldü. Ardında 19 cins at bıraktı. Adam vasiyetinde, atlarının yarısının oğluna, dörtte birinin sadaka olarak fakirlere, beşte birinin de uşağına verilmesini istiyordu.Köyün yaşlıları işin içinden çıkamadılar. 19 atın yarısını adamın oğluna nasıl vereceklerdi? Oğula 9 at verseler, geriye kalan atı ikiye bölemeyeceklerine göre, bu vasiyeti nasıl yerine getireceklerdi? İki haftadan fazla bir zaman bu işin üzerine düşündüler, ama çıkar bir yol bulamadılar. Sonunda, komşu köyde yaşayan bilgenin yanına gidip ondan yardım istemeye karar verdiler. (daha&helliip;)

önce , Dilaver AJDER tarafından
DÜŞÜNDÜREN HİKAYELER

Öğretmen Bazen Anne Bazende Bir Babadır

Okulun ilk gününde 5 nci sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, örgencilerine baktı ve hepsini ayni derecede sevdiğini söyledi. Ancak, bu imkansız idi, çünkü ön sırada, oturduğu yerde bir yana kaykılmış, ismi Teddy Stoddard olan küçük bir oğlan vardı. Bayan Thompson bir yıl önce Teddy’yi izlemişti ve diğer çocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli dolaştığını gözlemişti. İlave olarak, Teddy tatsız olabiliyordu. Bu öyle bir noktaya geldi ki, bayan Thompson onun kağıtlarını büyük kırmızı bir kalemle işaretlemekten, kalın çarpılar (X) yapmaktan ve kağıdının üstüne büyük ”F” (en düşük derece) koymaktan zevk alır oldu. Bayan Thompson’un okulunda, her çocuğun geçmiş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu ve Teddy’nin kayıtlarını en sona bıraktı. Ancak, onun    hayatini gözden geçirdiğinde, bir sürpriz ile karsilasti. (daha&helliip;)

önce , Dilaver AJDER tarafından