DİNİ HİKAYELER

ALLAH’ın Manevi Huzuru

ALLAH’ın Manevi Huzuru

huzurBir evliyaullah Kabe’ye gitmek ister, yola çıkacağı zaman, oğlu ona sorar; “Baba nereye gidiyorsun?” Babası “Beytullah’a gidiyorum” der. Çocuk zanneder ki Beytullah’ı gören o evin sahibini görür, bunun için çocuk ağlar ve babası beraber gitmesini kendisinden rica eder.  Babası çocuğun ağlayışına tahammül edemediği için  çocuğu da beraberinde götürür, Mikattanihramlarını beraber giyerler, nihayet Beytullah’ı gördüklerinde çocuk hemen düşer ve ruhunu hakka teslim eder, babası: “Ey ciğer parem  yavrum ne oldu, nasıl öldün” diyerek ağlar, ummadığı yerden kendine şöyle bir ses gelir.

“Sen beyti görmeyi istedin gördün, çocuk evin sahibini görmeyi istedi ve o da gördü. Çocuk şu anda ne yerde ve ne de göktedir, o Allah’ın manevi huzurundadır” der. (daha&helliip;)

önce , Dilaver AJDER tarafından
DİNİ HİKAYELER

Endonezya Nasıl Müslüman Oldu?

Endonezya Nasıl Müslüman Oldu?

Kendi halinde bir tüccardı. Bir gün kumaşları gemiye yükledi. Endonezya'ya gitti, oraya yerleşti. İşini orada devam ettirdi. Kumaşları kaliteliydi. Tam da halkın aradığı cinstendi. Kendisi de kanaat sahibi bir insandı. Kazancı az olsun, temiz olsun düşüncesindeydi. Bir gün geç geldi iş yerine. Eleman iyi bir kâr elde etmişti sattığı mallardan. Merak etti, sordu:
- Hangi kumaştan sattın?- Şu kumaştan efendim.- Metresini kaça verdin?- On akçeye.- Nasıl olur?" diye hayret etti,- Beş akçelik kumaşı on akçeye nasıl satarsın? Bize hakkı geçmiş adamcağızın. Görsen tanır mısın onu? (daha&helliip;)

önce , Dilaver AJDER tarafından
DİNİ HİKAYELER

İmam-ı Azam ve Kadılık

İmam-ı Azâm ve Kadılık

imamı azam Zamanında İmam-ı Azam ile herhangi bir konuda tartışmaya girip de galip çıkan görülmemiştir. Hem derya gibi ilmi, hem de herkese nasip olmayan zeka ve mantığı sayesinde hepsinden kendisi galip çıkıyordu.

Abbasi Halifesi Me'mun İmam-ı Azam'ı Kufe'ye kadı yapmak istiyordu. İmamı çağırdı ve bu niyetini açıkladı. İmam-ı Azam yönetimin yanlışlıklarına alet olmamak için bu teklifi kabul etmedi. (daha&helliip;)

önce , Dilaver AJDER tarafından
DİNİ HİKAYELER

MAL SEVGİSİ KALBİ KAPLAMAMALI

Mal Sevgisi Kalbi Kaplamamalı

 Dünya sevgisiBüyük fıkıh (hukuk) bilgini, Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam Ebû Hanîfe'nin (VIII. yüzyıl) ilmi faaliyetleri yanında ticaretle de meşgul zengin bir zat olduğu malumdur. Bu büyük insan, gündüz öğleye kadar mescitte talebelerine ders verir, öğleden sonra da ticari işleri ile uğraşırdı. Bir gün ders verdiği sırada bir adam mescidin kapısından seslendi: (daha&helliip;)

önce , Dilaver AJDER tarafından
DİNİ HİKAYELER

İslama Hizmet Etmek

İslama Hizmet EtmekHalife Hz. Ömer bir mecliste hazır bulunanlara sordu:- Eğer dileğiniz hemen kabul ediliverecek olsa ne dilerdiniz?Birisi, "Benim falan vadi dolusu altınım olsun isterim. Onu harcayarak İslâm'a daha çok hizmet edeyim diye" dedi. Bir başkası, "Şu kadar sürüm (davar, koyun, keçi), mal ve mülküm olsun isterdim. (daha&helliip;)

önce , Dilaver AJDER tarafından
DİNİ HİKAYELER

Yol Adabı

Yol AdabıNakşibendî yolunun büyüklerinden Ahmed Ziyaüddin k.s. hazretleri bu yolun adaplarını  şöyle sıralıyor;- Ehl-i sünnet itikadına sahip olmak.-  Tövbesine sadık olmak,- Haksızlık ettiği kimselerle helalleşmek, (daha&helliip;)

önce , Dilaver AJDER tarafından
DİNİ HİKAYELER

Eğer Allah’a Bir Daha İşiniz Düşmeyecekse

Eğer Allah'a Bir Daha İşiniz Düşmeyecekse

Gazneli Mahmut, İslam'ı yaymak amacıyla Hindistan'a on sekiz sefer düzenlemişti. Bu seferlerin birinde oldukça şiddetli bir direnmeyle karşılaşmış, bu zor durumdan kurtulmak için Allah'a şöyle niyazda bulunmuştu: "Ey Rabbim! Sen yardım edensin. Bizlere yardım eyle. Şayet bu savaştan galip çıkarsam aldığım bütün ganimetleri yoksullara dağıtacağım." Gazneli Mahmut, bu seferden zaferle çıkmıştı. Elde ettiği ganimetleri de yoksullara ve garibanlara dağıtmaya başlamıştı. Ancak sultanın yanındaki vezirler bu durumdan hoşnut olmamışlardı. (daha&helliip;)

önce , Dilaver AJDER tarafından
DİNİ HİKAYELER

Ahde Vefa -Hz. Ömer (r.a)-

Hz. Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler. Derler ki  "Ey halife, bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü. Ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin."

Bu söz üzerine Hz.Ömer suçlanan gence dönerek :- Söyledikleri doğru mu diye sorar , Suçlanan genç der ki :-Evet doğru. (daha&helliip;)

önce , Dilaver AJDER tarafından