SONUNCU VE BİRİNCİ DOĞUM GÜNÜM

Fiziksel kusurların yaratmış olduğu sorunlar nedeniyle hayatta çok şeyden yoksun kalan engelli insanlar yaptıkları her işte başarısızlığa uğradıkça kendilerine güvenleri kayboluyor ve daha da pasifleşiyorlar. Bu tür insanlar her zaman, hiçbir şey elde edemeyeceklerini düşünerek kendi durumları ile barışır, mücadele etmekten vazgeçerler. Fakat fiziksel kusurlu olsalar da, maddi açıdan zayıf ve eğitimsiz olsalar da, belirli beceriler kazanıp, başarı kazanabilirler. Fakat öyle engelli insanlar var ki, engeli bahane ederek hiçbir iş yapmak istemiyorlar. Bu tür insanlar bilmeliler ki, herhangi fiziksel problemlerinin olması onlara, başkalarına yük olma hakkı kazandırmaz. Maalesef, bugün birçok engelli insanımızda durum bu şekildedir. Birçokları tembelliği yüzünden, bazıları psikolojik sebeplerle, birçokları da bilgisizlik yüzünden, yani ne yapacaklarını bilmediklerinden, bu durumda yaşıyorlar. Böyle bir yaşam tarzı ise onların zaten dar kapsamda olan hayatlarını daha da sınırlar ve onları diğer insanlardan daha fazla bağımlı vaziyete düşürür.

ihtiyar-asiklarSonuna kadar okumanızı rica ediyorum.

İffetli Evler – Çıplak Evler

Yaşlı kadın, usulca odasından çıktı. Salondan torunu ile gelinin sesleri geliyordu:

“-Oğlum, sofra hazır, çorbanı koydum; haydi gel de soğutmadan ye!..”

Salonun en kuytu yerine geçti, yerde kendine ait köyden getirdiği minderin üzerine oturdu. Çocuk, babaannesini görünce:

“-Babaanneciğim, gel beraber yiyelim!..” dedi.

İmamı Azam’ın Babası Etkileyici Bir Hikaye

Okurken gerçekten etkilendiğim bir hikayeyi daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Hikaye ibretlik bir hikaye, tabi düşünce yapınız uygun değilse ve bu tür hikayelere farklı gözle bakıyorsanız ona bir şey diyemem.

Hikayenin gerçek olduğuna kesin emin değilim ama aynı hikayeyi çok uzun zaman öncesinde de okumuştum. Bu hikaye imam-ı azam’ın nasıl böyle büyük bir mertebeye ulaştığının ve Aile yapısının da bir çocuğun yetişmesinde ne kadar etkili olduğunun  göstergesidir. Elbette bu hikaye tek sebep asla olamaz. Ancak Rabbimin lütfü ve diğer etkenler arasında buda küçük de olsa muhakkak bir etkendir. 

Sınırlarınızı Belirleyin

sınır“İnsanların temel sorunu, diğer insanlarla aralarına nasıl mesafe koyacaklarını bilememelidir. Sınırları olmayanların hayatları başkalarınca işgal edilir.”

Melih Arat

Birçok insanın mutsuzluğunun nedeni, kendi yaşamında sınırlarını çizmeyi bilmemesidir. Herkesin kendisine ait sınırları olması gerekir; ancak çok az insan bu sınırları çizmek üstüne ayrıntılı bir şekilde düşünür. Başka insanların yaşamının içine çok girer ya da başkaları onun yaşamının içine çok girer. Nerelerde sınır çizmeliyiz? Sınır çizerken nerelerde hata yapıyoruz? İlk hatamız kendi derdimizle ilgilenmek yerine, başkasına yardım etmeye çalışmaktır. Sıra Dışı Yaşam Becerileri derslerinin bir numaralı kuralı “denemediği dene”dir. İki numaralı kural ise “Kendini koru”dur.

                       En Büyük Hazine İlim
ilim

Zamanın bir vaktinde Fars diyarında dul bir kadın varmış. Bu kadın, öleceğini hissedince biricik oğlunu yanına çağırarak ona, “İyi dinle evladım! Oldukça fakir olduğumuzdan çok sıkıntı çektik. Sana bir kitap bırakıyorum. Bu kitaptaki talimatları uygularsan çok zengin olacaksın.” demiş. Annesi vefat ettikten sonra çocuk, o kitabı okumaya başlamış. Kitabın baş kısmında, “Hazineye ulaşmak için sayfa atlamadan okuyunuz. Eğer bir sayfa dahi atlarsanız hazineye erişemezsiniz.” yazıyormuş.

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12