Bumerang - Yazarkafe

Gitmesen Olmaz mı BABA ?

gitmsen olmaz mı baba?
yine gidiyorsun…
ağlamaktan şişmiş gözlerle el sallarken ardından tek bişey değil bi çok şeyi düşündüm.aklımdan bi çok an ve anı geçti gitti…en çok koyan bana gidişinde çocukluğum oldu..birkez daha yaşadım sanki o günleri gidişlerini birkez daha döktüm sanki aynı gözyaşlarımı…hatırlamasam da amcama baba dediğim günleri hatırlamayacak kadar küçük olsam da şimdi amcama baba demeyecek kadar büyük olduğumu farkettim…canımı yakıyo gidişlerin hergün küçük çocuklar sokağın başından gelen babalarına ”BABA BABA”diye

İmam-ı Azâm ve Kadılık

imamı azam Zamanında İmam-ı Azam ile herhangi bir konuda tartışmaya girip de galip çıkan görülmemiştir. Hem derya gibi ilmi, hem de herkese nasip olmayan zeka ve mantığı sayesinde hepsinden kendisi galip çıkıyordu.

Abbasi Halifesi Me’mun İmam-ı Azam’ı Kufe’ye kadı yapmak istiyordu. İmamı çağırdı ve bu niyetini açıkladı. İmam-ı Azam yönetimin yanlışlıklarına alet olmamak için bu teklifi kabul etmedi.

Mal Sevgisi Kalbi Kaplamamalı

 Dünya sevgisiBüyük fıkıh (hukuk) bilgini, Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam Ebû Hanîfe’nin (VIII. yüzyıl) ilmi faaliyetleri yanında ticaretle de meşgul zengin bir zat olduğu malumdur. Bu büyük insan, gündüz öğleye kadar mescitte talebelerine ders verir, öğleden sonra da ticari işleri ile uğraşırdı. Bir gün ders verdiği sırada bir adam mescidin kapısından seslendi:

İslama Hizmet Etmek

Halife Hz. Ömer bir mecliste hazır bulunanlara sordu:

– Eğer dileğiniz hemen kabul ediliverecek olsa ne dilerdiniz?

Birisi, “Benim falan vadi dolusu altınım olsun isterim. Onu harcayarak İslâm’a daha çok hizmet edeyim diye” dedi. Bir başkası, “Şu kadar sürüm (davar, koyun, keçi), mal ve mülküm olsun isterdim.

“Nefsime Gurur Gelir Gibi Oldu”

 Halife Hz. Ömer bir gün kırbasını (su tulumu, su kabı) sırtına yüklenmiş, Medine‘nin en kalabalık sokaklarında dolaşıyordu. Babasının sırtında kırba ile dolaştığı oğlu Abdullah’ın da gözüne ilişti ve kendisine yetişip sordu: