Resulullah’dan (s.a.v) Hastalar İçin Okunan Şifa Duası

duaEbu Hüreyre ve Ebu Said (r.a) den rivayetle Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Mü`min kişiye bir ağrı bir yorgunluk bir hastalık bir üzüntü hatta ufak tasa isabet edecek olsa Allah onun sebebiyle mü`minin günahından bir kısmını mağrifet buyurur.” Kütübüsitte/4692

Enes b. Malik (r.a) den rivayetle
Resulullah (sav) buyurdular ki: “Allah Teala hazretleri ferman etti: “izzetim ve celalim hakkı için mağfiret etmek istediğim hiç

İmamı Azam’ın Babası Etkileyici Bir Hikaye

Okurken gerçekten etkilendiğim bir hikayeyi daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Hikaye ibretlik bir hikaye, tabi düşünce yapınız uygun değilse ve bu tür hikayelere farklı gözle bakıyorsanız ona bir şey diyemem.

Hikayenin gerçek olduğuna kesin emin değilim ama aynı hikayeyi çok uzun zaman öncesinde de okumuştum. Bu hikaye imam-ı azam’ın nasıl böyle büyük bir mertebeye ulaştığının ve Aile yapısının da bir çocuğun yetişmesinde ne kadar etkili olduğunun  göstergesidir. Elbette bu hikaye tek sebep asla olamaz. Ancak Rabbimin lütfü ve diğer etkenler arasında buda küçük de olsa muhakkak bir etkendir. 

ALLAH’ın Manevi Huzuru

huzurBir evliyaullah Kabe’ye gitmek ister, yola çıkacağı zaman, oğlu ona sorar; “Baba nereye gidiyorsun?” Babası “Beytullah’a gidiyorum” der. Çocuk zanneder ki Beytullah’ı gören o evin sahibini görür, bunun için çocuk ağlar ve babası beraber gitmesini kendisinden rica eder.  Babası çocuğun ağlayışına tahammül edemediği için  çocuğu da beraberinde götürür, Mikattanihramlarını beraber giyerler, nihayet Beytullah’ı gördüklerinde çocuk hemen düşer ve ruhunu hakka teslim eder, babası: “Ey ciğer parem  yavrum ne oldu, nasıl öldün” diyerek ağlar, ummadığı yerden kendine şöyle bir ses gelir.

“Sen beyti görmeyi istedin gördün, çocuk evin sahibini görmeyi istedi ve o da gördü. Çocuk şu anda ne yerde ve ne de göktedir, o Allah’ın manevi huzurundadır” der.

ELION CAMMBELL’IN  HATIRA DEFTERİNDEN

canakkaleAvustralyalı Elion Cammbell’in  hatıra defterinden alınan bir gerçekte şöyle;

 “Ateşkes sırasında Türkler şehitlerini gömüyorlardı. Arkadaşlarımızdan birkaç kişi gönüllü olarak onlara yardım etmek istedi ve bu korkunç görevde dost ve düşman iş birliği yaptılar…” İşte bu sırada yapılan konuşmalarda açlığını hissettiren bir Mehmetçiğe, bir Avustralyalı asker sığır eti ve bisküvi getirir.  Mehmetçik bu hareket karşısında hislendi. Sonunda görev tamamlanmıştı. Her iki tarafın da askerleri siperlerine çekilmiş bekliyorlardı. Vurulan silah arkadaşlarına son vedalaşma bitmişti.

Türk subayı bir kaç adım ilerledi ve selam verdi. Bizim subaylarımız da selam aldılar.  Böylece ateşkes sona ermişti. Düşmanlarımızın nezaketlerinde bir yüce ruhluluk, bir soyluluk vardı. dünya şövalyeliğinin kutsal emaneti onlardaydı sanki.

Mutlu Olmayı Onlarda Hakediyor Engelli Shay

Bu hikayeyi okuduğunuzda umarım sizlerinde içinde bir şeyler haykırır ve kendinizi tekrar muhasebeye çekersiniz.

Okuma ve öğrenme zorluğu çeken çocuklara özel eğitim veren bir okul için bağış toplama yemeğinde, çocuklardan birisinin babası katılımcılar tarafından asla unutulmayacak bir konuşma yaptı. Okula kendini adamış öğretmenleri kutladıktan sonra şöyle bir soru sordu: ‘Dışarıdaki etkenler tarafından etkilenmedikçe doğa her şeyi mükemmel bir şekil ve sırada yapıyor. Ama yine de oğlum Shay, diğer çocukların öğrendikleri gibi öğrenemiyor. Diğer çocukların anlayabildikleri gibi anlayamıyor. Oğlumda doğal olması gereken şeyler nerede?’

Bu soru karşısında dinleyiciler sessiz kaldılar.

Toplam 3 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.123