Tanıştığımız Gün

sgaraOnunla tanıştığımızda daha 14 yaşındaydım, o ise benden oldukça yaşlıydı. Hayatına giren ilk kişi değildim son kişide olmayacaktım kuşkusuz. Herkes bu beraberlik için yaşımın çok küçük olduğunu düşünüyordu.Aslında hic bir zaman yaşınızın uygunluğu söz konusu olmaz böyle bir ilişkide…

   İlk önceleri sadece yakın arkadaşlarımla paylaştım küçük sırrımı. Sadece gönül eğlendiriyordum onunla (ne kadarda aptalmışım) Aileme anlatamazdım. Sanırım kıyametin kopması diye adlandırılan durum, olanca gerçekliğiyle çıkardı karşıma…

   Gizledim, gizledim. Başlangıçta çok seyrek buluşuyorduk. Daha sonra buluşmalarımızın sayısı arttı. Gönül eğlendirmek demiştim ya,palavra…Çok zaman geçmesine gerek kalmadı hayatımda kapladığı yeri anlamam için.Evet onu seviyordum.Ama yinede aklımda hep aynı düşünce vardı:

13/12/2014Genel Konular

Güven Kaybı

guvenÖyle bir noktaya geldik ki, artık güven adına küçücük şeylerle avunur olduk. Araçta unutulan paranın getirilip teslim edilmesi, yolda bulunan cüzdanın sahibinin aranması haber bültenlerinde önemli haberler haline geldi. En tabii insanlık görevini yerine getirmek bir hüner sayılmaya başlandı.

İnsan hayatta hiçbir şeyi tek başına başaramaz. Mutlaka birilerinden destek alır, yardımlaşır. Bu nedenle her başarının ardında birilerinin desteği vardır.

11/12/2014Genel Konular

Bitmeyen Hazine: İktisat ve Kanaat

iktisatİktisat, her işte dengeli olmak, ölçülü davranmak, orta yolu tutmak, güce göre yük almak, israftan kaçmak ve aşırılıktan sakınmaktır. Kanaat ise, kararını bilmek, eldeki ile yetinmek, ihtiyaç dışındaki şeylere göz dikmemek, az mala sahipken korkmamak ve çok mal içinde şımarmamaktır.

İktisat ve kanaat iki büyük hazinedir. Bu hazineye fakirlerden çok zenginler muhtaçtır.

İktisadın zıddı israftır. İsraf, ihtiyacın dışında harcama yapmaktır. İsraf eden kişi

Facianın Habercileri

gemiİsveçli resim sanatçısı Caterine Burevik (37), Estonya feribotu ile bir deniz yolculuğuna çıkmış, fakat bu büyük yolcu gemisi 28 Eylül 1994 tarihinde Baltık Dennizi’nde batarak denizcilik tarihinin en büyük deniz kazalarından biri meydana gelmişti.

    Ressam Caterina Burevik de, bu gemide bulunan 852 kişi ile birlikte hayatını kaybetmişti.

    28 Eylül 1994 tarihindeki bu büyük deniz faciasının ikinci yıldönümünde, Ressam Burevik’in ölmeden kısa bir süre önce yaptığı 40 adet siyah-beyaz oyma baskı eser, ailesi tarafından onun anısına sergilendi.

    Ne kadar enteresandır ki, sergilenen resimlerin tümünde dalgalar, kayalıklar, can yelekli, suya batan ya da yüzen insanlar tasvir ediliyordu.

 Sahip Olduklarımızın Değeri

somunekmekvarSahip olduklarımızla yetinmeyip, daha fazlasını istemek belki fıtratımız gereği. Ancak isteklerimizin sınırsızlığı ve onları elde etmekteki hırsımız, sahip olduklarımızın değerini unutturan körlüğe itiyor bizi. Hep daha çok ve daha özel şeyler istiyoruz.

Halbuki sahip olduğumuz her şey başlı başına birer nimet. Ve bu nimetlerin herkeste bulunuyor olması da kıymetini azaltmaz. Bütün insanlarda bir çift gözü bulunması gözümüzün değerini nasıl azaltabilir ki? Ya her an

Toplam 22 sayfa, 3. sayfa gösteriliyor.12345...Son »