Facianın Habercileri

gemiİsveçli resim sanatçısı Caterine Burevik (37), Estonya feribotu ile bir deniz yolculuğuna çıkmış, fakat bu büyük yolcu gemisi 28 Eylül 1994 tarihinde Baltık Dennizi’nde batarak denizcilik tarihinin en büyük deniz kazalarından biri meydana gelmişti.

    Ressam Caterina Burevik de, bu gemide bulunan 852 kişi ile birlikte hayatını kaybetmişti.

    28 Eylül 1994 tarihindeki bu büyük deniz faciasının ikinci yıldönümünde, Ressam Burevik’in ölmeden kısa bir süre önce yaptığı 40 adet siyah-beyaz oyma baskı eser, ailesi tarafından onun anısına sergilendi.

    Ne kadar enteresandır ki, sergilenen resimlerin tümünde dalgalar, kayalıklar, can yelekli, suya batan ya da yüzen insanlar tasvir ediliyordu.

 Sahip Olduklarımızın Değeri

somunekmekvarSahip olduklarımızla yetinmeyip, daha fazlasını istemek belki fıtratımız gereği. Ancak isteklerimizin sınırsızlığı ve onları elde etmekteki hırsımız, sahip olduklarımızın değerini unutturan körlüğe itiyor bizi. Hep daha çok ve daha özel şeyler istiyoruz.

Halbuki sahip olduğumuz her şey başlı başına birer nimet. Ve bu nimetlerin herkeste bulunuyor olması da kıymetini azaltmaz. Bütün insanlarda bir çift gözü bulunması gözümüzün değerini nasıl azaltabilir ki? Ya her an

Toplumsal Şiddet Bizim De Kapımızda

siddetSon yıllarda medyada şiddet konusu yoğun bir şekilde tartışılmaya başlandı. Artık ülkemizde de toplumun her kesiminde sıklıkla rastlanan şiddet olgusu, üzerinde ciddiyetle durulması gereken sosyal bir mesele haline geldi.

Ailede şiddet, okulda şiddet, sokakta şiddet, iş yerinde şiddet… Medyada ise haber olarak sunulan olayların çoğunluğu şiddet içermekte. Sadece gazete okumak veya televizyon seyretmek bile yoğun bir şiddet olgusuyla yüz yüze gelmek demek.

Şiddet içeren olaylara bakarak iki önemli tespit yapmak mümkün:

Cömertlik İmtihanı

comertYemen hükümdarı, oldukça cömert idi. İhsanları her yere yayılmasına rağmen, Hatim-i Tai’nin cömertliğinden bahsedilmesine tahammül edemez.

Sarayında herkese büyük bir ziyafet verir. Zengin fakir herkes yer. Halkın, (Hükümdarın ziyafeti ne kadar muhteşem oldu, neredeyse Hatime yaklaştı) dediğini duyunca, Hatim sağ kaldıkça, cömertlikte birinci olmasına imkan olmadığını anlar, onu öldürtmeye karar verir. Çok güçlü bir genç bulup eline yirmi altın verir. İşi bitirince de, yirmi altın daha vereceğini söyler.

Rüzgar

ruzgarÇok yakışıklı genç bir adam Amerikanın batısındaki bir çiftliğe iş başvurusunda bulunmuştu.

    Çiftliğin sahibi ona özelliklerini sorduğunda genç adam kendine güvenen bir edayla şöyle cevap vermişti:

    “Rüzgar estiğinde dahi uyuyabilirim”

    Bu söz yaşlı çiftlik sahibinin kafasını çok karıştırmıştı, fakat bu zeki genç adamdan da çok hoşlanmıştı, bu yüzden onu işe aldı. Birkaç gün sonra yaşlı çiftlik sahibi ile karısı geceyarısı çok sert ve şiddetli bir rüzgarla uykularından fırladılar. Bir sorun çıkma ihtimaline karşı

Toplam 51 sayfa, 6. sayfa gösteriliyor.« İlk...45678...Son »