Sigara ve Sağlık

sigara-icen-cocukTüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük sağlık sorunu olan sigara, pek çok tehlikeli hastalığa yol açar. Sigara, uzun yıllar kullanıldıktan sonra akciğer kanseri sıklığını artırdığı fark edilmiş ve II. Dünya Savaşı’ndan sonra sigarayı bırakma kampanyaları başlatılmıştır. Şu anda gelişmiş ülkelerde yürütülen etkin kampanyalarda sigara içiciliği azalmış durumda. Ancak Türkiye’de sigara kullananların sayısı her geçen gün artıyor.

Sigara içmeyenler grubuna dahil olmanın en iyi yolu hiç başlamamış olmaktır. Ülkemizde 10 tiryakinin 9’u 20 yaş altında (yani ergenlik döneminde) sigaraya başlar. Bunda arkadaş ve aile etkisi, toplumsal özellikler ve kişilik faktörleri rol oynar. Genç sigara içerek çevresinde kabul görmeyi umar. Ailesinde sigara içiliyorsa sigara ile erişkin olmaya çalışır. Aile içi huzursuzluklar, içe dönüklülük, bunaltı ve aşırı duygusallık sigaraya başlamada etken olabilir.

 Bir Dal Sigara, 4000 Zararlı Madde

Sigarada hücreye zarar verici, kanser yapıcı 4000 (dörtbin)’den fazla zararlı madde vardır. Solunum yolu kanserleri, kalp-damar hastalıkları, tıkayıcı solunum yolu hastalıkları, bu maddelerin yol açtığı rahatsızlıklardan sadece birkaçıdır.

Sigara yandığı zaman gaz ve küçük parçacıklar oluşur. (Gaz halindeki maddeler karbonmonoksit, nitromin ve birçok tahriş edici madde; küçük parçacıklar nikotin, katran vb.). Oluşan dumanın içe çekilmesiyle solunum sistemi devamlı toksik etkiye maruz kalır. Bir kısım madde kana geçer, bir kısmı ise tükürükle yutulur.

Sigaraya bağımlılığı geliştiren madde nikotindir. Nikotin keyif vericidir. Sigaraya başladıktan bir süre sonra, aynı nikotin etkisinin elde edilmesi için gereken doz artar, alınmadığı zaman vücudun fiziksel dengesi bozulur. Sigara içilmediğinde hoş olmayan duyum ve belirtilerden kurtulmak için kişi bir sigara daha yakmaya itilir.

Nikotin sinir sisteminde önce uyarıcı etki yapar, daha sonra dikkat ve bellekte bozukluklar oluşturabilir. Nikotin, vücutta salgılanmasına yol açtığı çeşitli maddelerle kalp hızını, kasılmasını, kalp kası oksijen tüketimini, kan basıncını artırarak kalp-dolaşım sistemi üzerinde olumsuz etkiler gösterir.

Sigara dışındaki başka bir parçacık da katrandır. Sigaradaki en önemli kanserojen maddelerdendir.

Dumanın gaz kısmındaki karbonmonoksit, kandaki oksijen taşıyan hemoglobine bağlanarak dokulara giden oksijen miktarını azaltır. Sigara dumanının gaz kısmında, karbonmonoksitten başka birçok madde daha bulunur. Bunlar, solunum yolunu tahriş edici etki yaparlar ve solunum yollarının temizlenmesini sağlayan kirpikçikleri tahrip ederler. Böylece, akciğer kanserojen maddelerle daha uzun süre temas etmiş olur.

Sigaranın vücuda vereceği zarar günde içilen sigara miktarı, içim süresi, erken yaşta başlama ve dumanın içe çekme derecesiyle doğru orantılıdır. Sigara alışkanlığı vücudun çoğu sisteminde ağır bedellerle sonuçlanır.

 Akciğer ve Sigara

Sigara dumanı solunum yollarını döşeyen dokuda  kansere kadar gidebilen değişiklikler oluşturur. Sigara içenlerde kanser gelişim riski 10 kat, günde 2 paket içiliyorsa 25 kat içmeyenlere göre artar. Akciğer kanseri, kanserler arasında en ölümcül olanlarındandır ve hızla ilerler. En önemli nedeni de sigaradır. Son yıllarda kadınlarda sigara kullanımının yaygınlaşmasıyla akciğer kanseri, diğer kanser türleri arasında ilk sıralara yerleşmiştir.

Sigara içimiyle akciğerin savunma sistemi bozulur ve enfeksiyonlara açık hale gelir. Hava keseciklerinin yapısının değişimine neden olur ve amtizeme doğru ilerleyiş başlar. Sigara, süreğen tıkayıcı hastalıklarının gelişiminde de önemli rol oynar. Uzun süreli öksürük, balgam ve nefes darlığı çoğu içicide vardır. Kronik bronşit, ileri dönemde akciğer kanseri ve solunum yetmezliğiyle sonuçlanabilir. Kanser riski sigara bırakıldıktan sonra 10-15 yıl sonra içmeyenlerin seviyesine düşer.

 Kalp ve Sigara

Sigara içenlerde kalp krizi geçirme ve damar hastalığından ölme oranı iki kat fazladır. Kolesterol yüksekliği, yüksek tansiyon ve sigara kalbin üç düşmanıdır ve birlikte çok daha etkin olurlar. Damar sertliği, tiryakilerde sigara içmeyenlerden fazla görülür. Sigara, özellikle kol, bacak damarları gibi çevrel damarlarda tıkayıcı hastalıklara yol açabilir. Uzuvların beslenmesi bozulup kesilmesine neden olabilir. Sigara içenlerde felç daha sık görülür.

Hanımlarda hem sigara hem doğum kontrol hapı kullanımı halinde kalp-damar hastalığı riski 10 kat, kalp krizi riski 30 kat artar.

Hamilelikleri sırasında sigara içen annelerin bebekleri düşük ağırlıklı doğabilir. Çünkü göbek kordonundaki dolaşım bozulur. Sigara içen hamilelerde düşük yapma ve ölü doğum riski artar. Ani bebek ölümleri olabilir veya çocuğun uzun vadeli gelişimi bozulabilir.

Sigara içenlerde mide ve oniki parmak bağırsağı ülseri daha sık görülür. Ülserin iyileşmesi zordur.

Sigara, akciğer kanseri dışında gırtlak, ağız bölgesi, yemek borusu, idrar torbası, böbrek ve pankreas kanseri gelişimine de yol açar.

 Pasif İçicilik Nedir?

Başkalarının içtiği sigaranın ucunun yanmasıyla oluşan dumanı soluyanlara pasif içici denir. Eşi sigara içen hanımların akciğer kanseri riskinin iki kat arttığı gözlemlenmiştir. Sigara içmeyip dumanına maruz kalanlar, gözlerde yanma, solunum yolunda tahrişten ve öksürükten şikayet edebilir. İçenlerin çevresinde bulunup, alerjisi, süreğen kalp ve akciğer hastalığı olanların şikayetleri artabilir.

İnsanların toplu halde bulunduğu yerlerde sigara içilmeyerek pasif içicilik engellenmiş olur.

Sigara içen anne-babanın çocuğu solunum yolu enfeksiyonlarına açıktır. Ayrıca çocuğun sigara içmeyi normal davranış olarak algılayıp, sigaraya başlaması çabuklaşabilir.

Sigaranın bırakılması her ne kadar zor görünse de imkansız değildir. Bunun için pek çok yardımcı yöntem (nikotin bantları, sakızları, davranış tedavileri, hipnoz, akupunktur vb.) geliştirilmiştir. Hem kendilerinin hem de çevremizin ve geleceğimizin sağlığını düşünüyorsanız, sigarayı bırakmak ve sağlıklı bir hayata merhaba demek sizin elinizde…

Dr. Ruze  S. Genç